İçeriğe geç
Bağımsız yayın · bir partinin resmî sitesi değildirRSS · Bağımsızlık notu
HADEPSiyaset, yerel yönetim ve toplum rehberi · arşiv
Toplum ve haklar

Dernek Nasıl Kurulur: Ön İzin Yok, Yedi Kişi ve Bir Tüzük Yeter

Türkiye’de dernek kurmanın ilk şartı izin almak değil. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 3.

Fotoğraf: Chapters Association Meeting- Wikimania 2012 P1160537
Fotoğraf: Chapters Association Meeting- Wikimania 2012 P1160537 · Deror Avi · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Türkiye’de dernek kurmanın ilk şartı izin almak değil. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 3. maddesi açık: fiil ehliyetine sahip gerçek ya da tüzel kişiler, hiçbir makamdan önceden onay almaksızın dernek kurabilir. Bir grup insan bir araya gelip kazanç paylaşma dışında ortak bir amaç belirlediğinde ve gerekli evrakı teslim ettiğinde tüzel kişilik kendiliğinden doğar. Asıl mesele, o andan sonra başlayan takvimi ve bürokratik ritüeli ıskalamamaktır.

Kanunun Çizdiği Sınır: Kimler, Kaç Kişi, Hangi Amaçla

Dernek, Türk Medenî Kanunu’nun 56. maddesinde “kişi topluluğu” olarak tanımlanır. En az yedi gerçek kişinin bilgi ve çalışmalarını sürekli biçimde birleştirmesi gerekir. Bu sayının altındaki her oluşum, daha baştan kanunun aradığı eşiği tutturamaz. Amaç unsurunda ise net bir çizgi var: kazanç paylaşma yasağı. Dernek, üyelerine doğrudan maddi menfaat sağlayacak bir yapı kuramaz; kuracağı şey, belirli ve ortak bir gayeye yönelmiş kolektif bir iradedir. Bu yönüyle dernek, Türk Medenî Kanunu’nda “yeterli mal ve hakların belirli ve sürekli bir amaca özgülenmesiyle oluşan mal topluluğu” diye tarif edilen vakıftan kökten ayrılır. Vakıf mal merkezli bir tüzel kişilik iken dernek kişi merkezlidir ve her ikisi farklı hukuki rejimlere tabidir.

Resmi kaynaklara göre: kurucular, imzaladıkları kuruluş bildirimini ve tüzüğü derneğin kurulacağı yerin mülki idare amirliğine verdikleri anda tüzel kişilik kazanılır. O an, dernek hukuk aleminde doğmuş sayılır. Bürokratik süreç ise bildirimin sivil toplumla ilişkiler birimine havale edilmesi ve bir alındı belgesi düzenlenmesiyle devam eder.

Tüzük: Masaya Konması Gereken İlk Belge

Her derneğin bir tüzüğü olmak zorunda. Bu, 5253 sayılı Kanunun 4. maddesinin emredici hükmü. Tüzük, derneğin iç işleyişini düzenleyen bir tür anayasadır ve kanunda sayılan unsurları içermediği takdirde kuruluş işlemleri ilerlemez. O unsurlar şunlar: derneğin adı, amacı, çalışma konuları ve biçimleri, üyelik şartları, organları ile bunların görev ve yetkileri, iç denetim şekilleri, şube açılacaksa şubelerin kuruluş ve görevleri, genel kurulun toplanma ve karar alma usulleri, fesih halinde mal varlığının tasfiye şekli. Eksik bir tüzükle başvuran grup, altı ay içinde ilk genel kurulu toplama zorunluluğuyla karşılaştığında ciddi bir yapısal boşlukla yüzleşir. O ilk genel kurulun toplanabilmesi için tüzüğün eksiksiz olması gerekir; aksi halde organları oluşturacak mekanizma çalışmaz.

Bildirimi Vermek ve Tüzel Kişiliği Kazanmak

Kurucular, tüzükle birlikte imzalı kuruluş bildirimini mülki idare amirliğine teslim eder. Evrakın sivil toplumla ilişkiler birimine havale edilmesi ve alındı belgesinin verilmesiyle birlikte dernek tüzel kişilik kazanmış olur. Yani tescil veya tescil benzeri kurucu bir işlem beklenmez. Bürokrasinin buradaki rolü, bildirimi almak ve incelemektir; izin vermek değil. Kuruluş işlemlerinde eksiklik veya kanuna aykırılık bulunmadığına dair yazılı bildirim yapıldıktan sonra altı aylık bir süre başlar.

İlk Genel Kurul ve Bildirim Yağmuru

İşte asıl yoğunluk burada. Dernek, kuruluşunun sorunsuz olduğu kendisine yazılı olarak bildirildikten sonraki altı ay içinde ilk genel kurul toplantısını yapmak ve organlarını oluşturmak zorundadır. Bu toplantı yapılmazsa dernek organlarından yoksun kalır ki bu da fiilen işleyemez bir yapı anlamına gelir. Genel kurul tamamlandıktan sonraki otuz gün içinde yönetim kurulu, denetim kurulu ve diğer organlara seçilen asıl ve yedek üyeler mülki idare amirliğine bildirilir. Aynı şekilde, olağan veya olağanüstü her genel kurul sonrası otuz gün içinde genel kurul sonuç bildirimi verilir.

Üye hareketleri de sürekli bir bildirim yükü getirir. Üyeliğe kabul edilen ya da üyeliği sona eren kişilerin adı, soyadı, doğum tarihi ve kimlik numarası, kabul veya sona erme tarihinden itibaren kırk beş gün içinde dernekler birimine bildirilmek zorundadır. Bu süreler kaçırıldığında idari yaptırımla karşılaşılır. Genel kurulda tüzük değişikliği yapılırsa iş yükü bir kat daha artar: toplantı tutanağı, değişen maddelerin eski ve yeni halleri ve tüzüğün son şekli aynı süre içinde mülki idare amirliğine teslim edilir.

Defterler, Kalem ve Türkçe Zorunluluğu

Dernekler Kanunu, defter tutma yükümlülüğünü ayrıntılı biçimde düzenler. Kanunlarda belirtilen bir kural, pek çok yeni derneğin ıskaladığı bir detayı vurgular: defterler Türkçe tutulacak ve mürekkepli veya tükenmez kalemle yazılacak. Kurşun kalem veya silinebilir mürekkep kabul edilmez. Bu, denetim sırasında geçerlilik sağlamak için getirilmiş bir şekil şartıdır ve ihlali halinde defterler geçersiz sayılabilir. Defterlerin hangileri olduğu ve nasıl tutulacağı, her derneğin ilk yönetim kurulu toplantısında ele alması gereken bir konudur.

Dernek ile Vakfı Karıştırmayın

Yaygın bir hata, dernek ile vakfı aynı kefeye koymaktır. Oysa aradaki far kapatılamaz. Vakıf, Türk Medenî Kanunu'nda “gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu” olarak tanımlanır. Ozunde para, taşınmaz veya hak vardır; insan değil. Dernek ise insan topluluğudur ve amacı etrafında birleşen iradeyle hareket eder. Kuruluş prosedürleri de tabi oldukları hukuki rejimler de tümüyle ayrıdır. Dolayısıyla bir grup mahalle sakini “bir vakıf kuralım” dediğinde aslında bambaşka bir kapıyı çalmış olur.

Kuruluş bildirimi verilip alındı belgesi alındığında dernek var olur. Ama bu var oluş, sadece ilk adımdır. Altı ay içinde ilk genel kurulu yapmayan, organlarını bildirmeyen, üye hareketlerini kırk beş günde iletmeyen, defterlerini Türkçe ve kalemle tutmayan bir dernek, kâğıt üzerinde tüzel kişilik taşısa da işleyen bir yapı değildir. O ilk imzalar, tüzük ve bildirim kadar, takip eden otuz günlük ve kırk beş günlük sürelere sadakat de derneğin omurgasını oluşturur.

Genel bilgidir; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat değişebilir, başvuru yapacağınız kurumun güncel duyurusunu esas alın.

Sunucu, ziyaret sayımı için iki birinci taraf çerez bırakır: mz_src ve mz_vid. Reklam veya üçüncü taraf çerezi yoktur. Tarayıcı ayrıca bu bildirimi kapattığınızı hatırlar. Ayrıntılar